KORONA KRİZİ SONRASINA HAZIRLIK (1)
Yüz yıl önce yaşanan İspanyol gribinin , 1918-1920 yılları arasında 18 ay içinde 50 ile 100 milyon arası insanın ölümüne sebep olduğu bilinmektedir.Bu salgının o tarihlerde yaşanmakta olan birinci dünya savaşının da bitirilmesinde büyük rol oynadığı sanılmaktadır.Bu tarihten sonra yaşanmış büyük salgınlar olmasına rağmen Korona krizi tüm dünyayı ve insanlığı etkileyen yeni bir felaket olarak dünya tarihinde yerini alacak bir kriz görünümündedir.Bu felaketin ,bu krizin büyüklüğünün  ve ciddiyetinin henüz anlaşılmış olduğunu sanmıyorum.Hatta bu konuda yorum yapan ve öngörüde bulunan uzmanların bile olayın büyüklüğü ve ciddiyetini kavrayamadıklarını düşünüyorum.Teknolojik olarak,zenginlik ve gelişmişlik olarak kendilerini Dünya devletlerinin yüz yıl önünde gören Amerika’nın bile bu felaketin büyüklüğünü kavrayamamış olduğu anlaşılıyor.Kendi gelişmişlik seviyeleri ile gururlanan ve  bizim seviyemizde değilsiniz diye yarım asırdır AB kapısında ülkemizi bekleten büyük Avrupa ülkeleri, İngiltere,İspanya,Fransa ,İtalya ve Almanya’nın da bu felaket karşısında ne denli aciz kaldığını da açıkça görüyoruz.
 Diğer yandan ülkemiz insanlarının TV ve sosyal medya bağımlılıkları ve zafiyetlerinden faydalanmak isteyen  ve bu mecralarda yorumlar/haberler  yapan uzmanlar,devlet,hükümet ve bilim kurulu kararlarını yok sayarak, kendi üstün nitelikli yorumları/haberleri  ile sade vatandaşımızı bu felaketin ciddiyetinden ve büyüklüğünden adeta uzaklaştırıyorlar.Bu felaketi bir iç siyaset malzemesi gibi sunmak ,bu salgınla alay etmek,alınan tedbirleri,önlemleri basite almak,bilimi ve bilim kurulu tavsiyelerini hafife alıp alternatifler sunarak kafa karıştırmaya çalışmanın bu krizin gerçek boyutları hakkındaki bilgisizlik göstergesi değilse ,olsa olsa  vatan hainliği olarak değerlendirilebilir.Milletimizin aslı astarı ve dayanağı olmayan görüş ve düşüncelere değil, devlet yönetimi ve bilim kurulu tavsiyeleri doğrultusunda hareket ederek  bu krizin üstesinden gelebileceğimize inanmamız gerekiyor.
Bu olay büyük bir krizdir.Bu krizin etkileri ile birlikte kriz sonrası Dünya’daki müesses nizamın yerle bir olacağı anlaşılmaktadır.Kriz sonrası , Dünya düzeni yeniden dizayn edilecektir. Krizin içindeki bireyler ve ticari işletmeler olarak her birimizin kriz yönetimine gereksinimiz vardır.Bu çerçevede bilinen,alışılmış,beklenen,öngörülen,planlanan her ne varsa lütfen şimdiden unutun.korona Virüs krizi sonrasında kurulacak yeni dünya düzeni nasıl olacak,yeni dünya düzeninde  ülkemizin ve bireyler olarak bizlerin ve her boyuttaki işletmelerimizin  görev ve sorumlulukları ile işleyişlerimiz nasıl olacak? Bu sorunun cevabına bugünden itibaren hazırlık yapmaya başlayabilirsek,bu krizi de yönetebiliriz kanısındayım.
Her krizin, beraberinde fırsatları da getirdiği bilinmektedir.Bu kriz ,ama üç ayda ,ama bir yıl içinde bitecek ve bizler hayatlarımıza kaldığımız yerden değil,kaldığımız yerle yeniden başlayacağımız gün arasında şarj edilen yeni sorunlarla birlikte yeni bir iş ve yaşam modeliyle yeniden başlayacağız.Eğitim hayatımız,kariyerimiz ve kariyer planlarımız,çalıştığımız şirketler,ihracat yaptığımız alıcılar,eleman arayan şirketler,şirketlerde çalışma koşulları,satış usulleri,ihracat usulleri,müşteri alışkanlıkları,beklentileri,iletişim kanallarımız,lojistik tercihlerimiz,finans kanalları ve finansman usülleri  yeniden yapılanmış bir dünyada yeniden başlayacağız.
Önümüzde kendimizi korona krizi sonrası yeni dünya düzenine zihinsel anlamda hazırlayabilmek için iyi bir zaman dilimi olduğunu düşünüyorum.Bu zaman dilimi içinde sosyal medya ve televizyonlardaki korona virüsünden korunma yolları hakkındaki uyarı bilgileri dışında,korona virüsünün hayat hikayesi,virüsün üreme metotları  benzeri haber ve yapımların,yeni dünya düzeninde bizim için bir değeri olmayacağı kanısındayım.Yeni dünya düzeninde ülkemiz açısından; kendimizin,şirketimizin  ve ticari davranış biçimlerimizin planlamasını yaparak bu krizi şahsımız,işletmelerimiz ve ülkemiz için bir fırsata dönüştürebiliriz.